|
| Tarihi & Doğal Güzellikler > Van ve Yöresi |
|
|
|
|
|
| VAN TANITIMI |
Doğunun İncisi Van İlimizin adının nerden geldiğini tam olarak bilinmemekle birlikte bu konuda üç farklı görüş vardır;Evliya Çelebi Van isminin Van kalesinde bulunan ve o dönemde çok önemli olan Vank adlı bir mabetten alığını söyler, bir görüşe göre de Asurlular döneminde Van şehrini bayındır hale getiren Van adlı bir komutandan ismini alır,yine başka bir görüşe göre de Asurlular döneminde Van yöresine bian burada yaşayan halkada bianili denilirmiş zamanla bu ismin Van olduğu söylenir.
Devamı için tıklayın..)
|
|
|
|
| VAN TURİZMİ |
Turizm kültürel,tarihi ve doğal güzelliklerin pazarlanmasıdır.Van’ nın köklü kültürünü doğal ve tarihi güzelliklerini doğru etkili biçimde tanıtmak zorundayız.
Van turizmi açısından zengin değerlere sahiptir.Van Gölünün Masmavi suları,kızıllaşan gün batımı,el değmemiş koyları ile Van’ın cazibe merkezi olmasına önemli katkı sağlamaktadır.
Buna birde tarihi ve doğal güzelliklerini de katarsak insanlarda görülmesi gerekli bir yer olma özelliğini kat kat artırmaktadır.
Devamı için tıklayın..)
|
|
|
|
| VAN TARİHİ |
M.Ö.860-580 yılları arasında 280 yıl Urartu Uygarlığına başkentlik yapmış olan Van’ın ( o zaman ki ismiyle TUŞBA) evliya Çelebinin çökmüş deveye Benzettiği kalesi,kıral mezarlarıyla,kaya nişleri ve yazıtlarıyla rölyefleri her biri 33 tonluk taş bloklarıyla ve Van Müzesini dolduran sayısız tarihi esriyle bütün canlılığı ve haşmetiyle ayakta durmakta ve üç bin yıllık tarihi gerçekleri günümüze taşımaktadır.
Bilindiği gibi Van deniz seviyesi 1730 metre yükseklikte ve tarihe damgasını vuran uygarlıkların hüküm sürdüğü çok önemli kültür ve turizm merkezlerinden biridir.Burası yakın doğunun en güçlü devletlerinden biri olan Urartuların başkentidir.
|
|
|
|
| VAN GÖLÜ |
Türkiye nin en büyük Avrupa nın 5.büyük gölüdür.Alanı 3764 km kare , yüksekliği 1650 m dir.Derinliği bazı yerlerde 100 metreyi geçer.Gölün uzunluğu 125 km yi,genişliği 65 km yi aşar.Büyüklüğü nedeniyle bölge halkı tarafından “ Van Denizi ” diye anılır. Nemrut dağından çıkan lavların set oluşturması ile oluşan göl üzerinde dört tane ada ( Akdamar , Çarpanak , Adır , Kuş ) bulunur.Suyu tuzlu ( binde iki yüz on ) ve sodalıdır. Suyunun bu özelliğinden dolayı göl,çamaşır yıkamak için çok uygundur.Ayrıca yapılan araştırmalara göre göl suyu deri ve cilt hastalıklarına da şifa dağıtmaktadır.
Devamı için tıklayın..)
|
|
|
|
| VAN’DA GÜN BATIMI |
Gün batımı daima insanların ilgisini çekmiştir.Türkiye’nin hemen her yerini görmüş olan doğa tutkunları böylesine parıltılı bir yerle karşılaşmadıklarını hayranlıkla belirtmektedirler.
Van’da gün batımı,yazın azalmakla birlikte yılın her günü birbirinden farklı olmaktadır.Batı’da ufukta bulutun bulunup bulunmamasına ,bulut varsa şekline ve tipine göre her gün başka başka olmaktadır.
Devamı için tıklayın..)
|
|
|
|
| DÜNYACA ÜNLÜ VAN KEDİSİ |
Bembeyaz tüyleri , biri mavi diğeri sarı yeşil olan gözleriyle “ VAN KEDİSİ” Şehrin biricik simgesi bir birinden farklı renkte gözlere sahip oluşu ; bu asil edalı kar topağını çarpıcı ve benzersiz yapan en önemli özellik ,gözlerinin mavisini gökten ;sarı-yeşilini Van gölünden almıştır adeta.
Devamı için tıklayın..)
|
|
|
|
| VAN’DA KİLİM ( EL SANATLARI ) |
Van’ın yaşayan el sanatlarından en ünlüsü Kilimlerdir.
Van ve yöresinde dokunan kilimlerde estetik güzelliğin yanında ilettiği mesaj çok daha önemlidir.Okuma Yazma bilmeyen insanımız ilmek ilmek ,motif motif duygularını , sevgisini ,dile almadığı açıkça söylemediği aşkını,üzüntüsünü,beklentilerini kilime işlemiştir.Kilimlerin her motifi bir mesajdır.Her kilim bir kitap gibi zamanın mesajını günümüze taşımıştır.Her kilimde ayrı bir güzellik ayrı bir duygu vardır.Van’a en fazla alış – veriş yaptıkları kilimdir.
|
|
|
|
| VAN’DA GÜMÜŞ İŞETMECİLİĞİ |
Yüzyıllarca Van’da Gümüş işletmeciliği el sanatlarının önemli bir parçasını oluşturur.Bu nedenle takılar genellikle gümüştür.
Gerdanlıklar,kalınlı inceli bilezikler , yüzük , küpe , saç bağları , erkeklerin yeleklerinin üzerinden taktıkları köstekleri , tütün tabakaları ve ağızlıklar hediyelik gümüş takılardır.Van’da üretilen gümüş takılar çeşitli illere ve ülkelere de gönderilmektedir.
|
|
|
|
| VAN GÖLÜNDE MAVİ YOLCULUK |
Van gölü doğunun denizi olarak anılıyor.Hakikaten 3765km. karelik yüzölçümü ile küçük bir deniz.Henüz Van gölünden yeterince yararlanılmıyor.Su sporlarının bir çoğunun yapılmasına uygun bu gölün ilerideki günlerde cıvıl cıvıl olacağına mutfak gözüyle bakılıyor.göl üzerinde anladığımız yapıda gezi tekneleri çalışmıyor.Gevaş’daki motarlı taşımacıların kooperatifinin tekneleri Akdamar adasına devamlı seferler yapıyor.
Devamı için tıklayın..)
|
|
|
|
| VAN MUTFAĞI |
Besin değeri çok yüksek lezzetli ve zengin çeşidiyle Van mutfağı kültürümüz içerisinde apayrı bir yere sahiptir.Van mutfağından yemek yapma,yemek yeme ve kültürü karın doyurmanın ötesinde bir sanattır.
Van mutfağında dayanışma , paylaşma ve konuk severlik kendisini her aşamada hissettirir. Van yemeklerinin yapılışı zahmetlidir.Emek ister ,özel malzeme ve hazırlık ister.
Devamı için tıklayın..)
|
|
|
|
| VAN KAHVALTI SALONLARI
VAN’A ÖZGÜ LEZİZ KAHVALTILIK ÇEŞİTLERİNİN SUNULDUĞU MEKANLAR
|
Türkiye’nin doğusunda denizden 1700 metre yükseklikte masmavi bir gölün yanına kurulmuş bir şehrimizdir.Van , Tarihi , Doğası .Kültürü ve farklı renkte gözleri olan kedisiyle ün kazanan Van şehri , doğal yiyecek malzemelerinin sunulduğu kahvaltı salonlarıyla da ün kazanmıştır.
Devamı için tıklayın..)
|
|
|
|
| VAN’IN MEŞHUR OTLU PEYNİRİ |
Van’ı Türkiye’ye ve Dünya’ya tanıtan,ilin sembolü haline gelen birkaç ürününden biride Otlu Peynirdir.Son derece lezzetlidir.Kokusu ve lezzeti diğer peynirlerden farklıdır.
Van bölgesinde farklı bitki türlerinin ilavesiyle hazırlanan gıda maddelerinden en çok tanınanı Otlu Peynirdir.Bu üretim şeklinin ilk başladığı tarih kesin olarak bilinmemekle beraber eldeki belgelerin incelenmesinden eski çağlara indiği anlaşılmaktadır.
|
|
|
|
| VAN BALIĞI (İNCİ KEFALİ ) |
Van Gölü çevresi insanları tarafından yurt edinildiği günden itibaren inci kefali bölge insanın beslenme alışkanlıkları arasına girmiş ve önemi artarak günümüze kadar gelmiştir.
Tuzlu Balık bulgur pilavı ve ayran aşı uzun kış mevsiminde Van ve yöresinin değişmez üç yiyeceği.Yurdumuzun batısında hiçbir zaman bir arada düşünemeyeceğimiz ayran ve balık bu yöreye özgü bir yiyecektir.Buralarda ayransız balık,balıksız ayran olmaz.
Van Gölü’nün bölgeye sunduğu güzel bir nimet olan balık kendi kültürünü de yüzyıllar süresinde meydana getirmiştir.Bu kültürde tuzlu (salamura )balık apayrı bir yer tutar.Tarihi çok eskilere dayanan tuzlu balık yapımı ortaçağ seyyahlarının da dikkatini çekmiş ve eserlerinde yer almıştır.
Özellikle ilkbahar ve yaz mevsiminde Van’a uzak yerlerden gelen konukları ağırlamakta baş yeri tutulan taze olarak bol tuz ile tandırda buğulanan (tandır balığı )balıklar,salata ile açık ekmek (bir çeşit pide )ve lavaş(tandır ekmeği)ile birlikte sofralarında en önemli yemeği oluşturur.
|
|
|
|
| VAN HALK OYUNLARI(FOLKLOR) |
Oyun insanların coşkularını,sevinçlerini bir müzik,bir ritim eşliğinde belirli figürlerle anlatmaları olarak tarif edilir.İlk ortaya çıkışları ferdi olmasına rağmen toplumun fertleri tarafından oynanması sonucu o toplumun ortak değeri halini alır.Oyunlar oynandıkları yörenin tabiat şartları ve o toplumun kültürü şekil alır..
Van geniş bir coğrafi alan üzerinde bulunmaktadır.Bu geniş alan üzerinde çok değişik oyunlar oynanmaktadır.Hiç bir yörede bu kadar fazla oyun bulmak mümkün değildir.Bu da kültür mağazamızdan kaynaklanmaktadır.Bu gün oynanan oyun sayımız 30civarında ismi bilinen oyun sayımızın 120civarında olduğu söyleniliyor.
|
|
|
|
| VAN EVLERİ |
Tarihi Van kalesi’nin güneyinde bulunan Eski Van Şehri,1915 Rus-Ermeni işgaline kadar,yaşanılır bir kent halindeydi.Müslüman ve diğer azınlıklarla birlikte yaklaşık 35.000 insanın yaşadığı şehirde her türden ve dini mimari yapılar vardı.Bu çeşit mimari yapılanmanın özünde, hoşgörü ve karşılıklı saygının olduğu bir gerçektir.
Eski Van evlerinin mimarı özelliklerinin korunması,tanıtımı ve gelecek kuşaklara sağlıklı bir şekilde aktarılmasını sağlamak amacıyla,Van Valiliği ve Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nin ortaklaşa bir çalışması başlatılmıştır.Tarihi Van Kalesi’nin kuzeybatısında inşa edilen ”Örnek Van Evi ve Çevre Düzenleme Projesi” bünyesinde bir örnek Van evi(Çift Katlı Cumbalı Ev).beş geleneksel dükkan, bir tandır evi, dört adet bölge mimarisine uygun köprü.bir Van Kahvesi ve Çevre düzenlenmesi ile tamamlamıştır.
Bu proje dahilindeki tüm yapı birimlerine işlevsellik kazandırılarak,başta yöre halkı olmak üzere, yerli ve yabancı turistlere hizmet verilecektir.
|
|
|
|
| VAN COĞRAFYASI |
Süphan Dağı,Erek ,Artos ve Nemrut dağları ile çevrili Türkiye’nin en büyük gölünün doğu kıyısında tarihi ipek yolu üzerinde kurulu bulunan Van kentimiz ön Asya’nın kilit bir noktasında,eşine az rastlanır stratejik ve jeopolitik konumunun yanında son derece elverişli bir coğrafi konuma da sahiptir
|
|
|
|
| AKDAMAR ADASI VE KİLİSESİ ( KUTSAL HAÇ KİLİSESİ ) |
Akdamar Adası Van’a 47 km , Gevaş İlçesine 7 km mesafede , sahilden 4 km uzaklıkta olan Ada deniz motorlarıyla 20 dakikalık zevkli bir yolculuktan sonra Akdamar Adası üzerindeki aynı adlı Ermeni Kilisesi M.S 915 ile 921 yılları arasında mimar Keşiş Manuel tarafından Kral I.Gagik’ın denetiminde inşa edilmiştir.Kutsal Hac’a ithaf eden kilise merkezi kubbelidir ve dört yapraklı yonca biçimli hac plana sahiptir.Kubbenin yerden yüksekliği 20.40 metredir.Kilisenin etrafını çeşitli bantlar halinde taş kabartmalarda İncil ve Tevrat’tan alınan dini konular günlük olaylar ve av sahneleri işlenmiştir.
Yapılar 1113 tarihinde manastıra çevrilmiş ve 1895 yılına kadar yöredeki Ermeni Patrikliğinin merkezi durumunda olmuştur.XIII.yy. sonlarında kilisenin doğusundaki Şapel 1296’da kilisenin güney batısındaki Şapel yapılmıştır.Kilisenin giriş bölümü ile Çan Kulesi XIX.yy başlarında Jamatun ise 1763’te yapılıştır.
Van Gölü çevresinde hem taşıdığı misyonu açısından hem de süslemeleri zenginliği , mimari güzelliği nedeniyle en çok anılan ve ziyaret edilen bir merkezdir. Üzeride badem ağaçları bulunan ada eşsiz bir güzelliğe sahiptir.
Bunca Tarihi ve Kültür Mimarisi Bünyesinde barındıran Van Gölünün eşsiz sularındaki Akdamar Adasını bizzat görmek için AYANIS TURİZMİN Düzenlemiş olduğu turlara katılmak için acele edin……………
|
|
|
|
| KESİŞ GÖLÜ ( KEŞİŞ YAYLASI ) |
Van’ın doğusunda Şuşanıs , Kuh ve Kazan dağlarının tepesinde yer almaktadır.Buraya 2 Yolla ulaşmaktadır.Birincisi Kurubaş üzerinde Tony Köyüne giden yoldan ulaşılır.İkincisi Bostaniçi Kavuncu köyü üzerinde Ermanıs köyünden sonra ulaşılır.
Çevresinde Kaynayan buz gibi sularla beslenen göl yaylanın yarısını kaplamaktadır.Dağ ve Yayla turizm için ideal bir alan oluşturuyor.
Gölün yanında sazlıklarda yaşayan kuşları rengarenk çiçekleri ile bir doğa harikası olarak keşfedilmeyi beklemektedir.
Keşiş Gölü ve yaylasını ilk bahar aylarında o muhteşem doğa güzelliğini gezip görmek için az da olsa vaktimizi ayırmak lazım.
|
|
|
|
| GANİSİPİ ÇAĞLAYANI |
Van’ın Çatak İlçesine sınırları dahilinde bulunan çağlayan , Van’a 75 km. Çatak’a 5 km mesafede yer almaktadır.Karayolunun kenarında yaklaşık 100 m yükseklikteki kayalıklardan çıkan su,aşağıya doğru beyaz bir köpük oluşturarak akmaktadır.Mayıs ayında akmaya başlayan su,eylül sonlarına kadar akışını sürdürmektedir.Kaylıklardan doğup akan suyun görünümü hayli etkileyicidir.Ganisipi’nin o muhteşem suyunun heybetli şekilde çıkıp akmasına bakmak , seyretmek ve hemen altındaki piknik yerlerinde konaklama doyumuna varmak mümkündür.
|
|
|
|
| MURADİYE ŞELALESİ |
Muradiye eski bir Urartu yerleşim merkezidir.Vangölü’nün kuzeydoğusunda bulunup.Van’a 90 km uzaklıkta olan Muradiye Şelalesi , Tendürek dağlarında doğup Vangölü’ne dökülen BEND-İ MAHİ çayı güzel bir çağlayan oluşturmaktadır.
Bahar aylarında suyun çoğalmasıyla çağlayan daha heybetli bir görünüm arz etmektedir.Vadi üzerine çağlayanın hemen karşısında yer alan dinlenme tesisi gelen ziyaretçilere hizmet etmektedir.
Muradiye Şelalesi Van Yöresinin önemli turistik değerlerinden birisini taşımaktadır. Yöreye gelen ziyaretçilerin uğrak noktalarından birisidir.
|
|
|
|
| HALİME HATUN KÜMBETİ VE SELÇUKLU MEZARLIĞI |
Van’ın 40km güneyinde Gevaş ilçesindeki Selçuklu Mezarlığı’nın doğu tarafında bulunmaktadır.Giriş kapısı üzerindeki kitabesine göre Melik izzedin tarafından 1335 tarihinde,kızı Halime Hatun için yaptırılmıştır.Ustası Ahlatlı Pehlivan oğlu Esed’dir.
İki katlı inşa edilmiş kümbetin cenazeliği kare planlı olup, doğudaki kapısına merdivenle inilmektedir.köşeleri pahlanmış kare kaide üzerine onikigen gövdeli olarak edilmiştir.Gövdenin kuzeyindeki cepheye taç kapı,diğer üç yöne pencereler açılmıştır.Aralardaki yüzeylere üçgen nişler haraketlendirmektedir.Tüm cephelerde şeritler halinde ve madalyonlar şeklinde bitkisel,geometrik ve yazılardan oluşan süslemeleri yer vermiştir.Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir.
|
|
|
|
| ANZAF KALESİ |
Van’ın 10km. kuzey doğusunda Van-Özalp karayolu yakınında yer almaktadır.Aşağı ve yukarı kalelerden oluşmaktadır.
Dikdörtgen planlı kalenin etrafını kyklopik yöntemle yapılmış surlar çevrelemektedir.Urartu Kralı İşpuimli tarafından yaptırılmıştır.
Aşağı Kale:M.Ö.830-810
Yukarı Kale:M.Ö.810-786 tarihleri arasında yapılmıştır.
|
|
|
|
| MEHER KAPI |
Meher kapı Van’a 5km. doğusunda, üzerinde Kral İşpuini’ ye ait yazıt bulunan bir kaya nişidir.Yazıt Urartu devlet dini ilgili bilgi veren en önemli kaynaktır.Yazıtta Urartu ülkesi içinde kutsanan tüm Urartu tanrılarının adları va bu tanrılara sunulan kurban sayıları verilmiştir.Bu tür kaya nişleri Urartu döneminde “Haldi Kapısı” olarak adlandırılmıştır.
|
|
|
|
| AYANIS KALESİ |
Van Gölü’nün doğu kıyısında, Van’dan 35km uzaklıkta yer alan Ayanıs Kalesi 450 metre uzunluğunda ve 150 metre genişliğindedir.Günümüze iyi korunarak gelen sur duvarları andezit taş blokları ile örülmüştür.1989 yılında başlayan Ayanı Kalesi arkeolojik kazıları hala sürmektedir.
|
|
|
|
| YEDİ KİLİSE |
Erek Dağı’nın eteklerinde kurulmuş olan bu manastır bu gün Van merkeze bağlı 9km. uzaklıkta bulunan Yukarı Bakraçlı Köyün’de bulunmaktadır.
Yedi Kilise olarak tanımlanan,Erek Manastırı-Varakvarık Manastırı iki ayrı dönemde yapılmış iki ayrı grup halinde oluşturulan yapıda 5 kilise ve çeşitli sosyal tesisler bulunur.
|
|
|
|
| ÇAVUŞTEPE KALESİ ( SARDURİHİNİLİ ) |
Van’a 25km. mesafede Van-Hakkari karayolunun güney tarafında bulunmaktadır. Urartu yerleşim bölgesidir.Urartu Krallığının çaok şaşalı döneminde kral II.sarduri tarafında M.Ö.764-735 Tarihlerinde yaptırılmıştır.
Aşağı ve yukarı kale olarak iki bölümden meydana gelen yapı içerisinde HALDİ tapınağı ile bir açık hava tapınağı bulunmaktadır.
Urartu mimarlığının başarılı çalışmalarını sergilemektedir.Bu kalenin diğer Urartu kalelerinden farkı ve özelliği bir kalede iki tapınağın bırden tanrılara ithafen yapılmış olmasıdır.bu kalenin dinsel açıdan önemini artırmaktadır.Aşağı ve yukarı kaleyi tam ortada bir cümle kapısı birleştirir.
|
|
|
|
| VAN MÜZESİ |
Van binlerce yıllık geçmişi ile bir çok uygarlığı üzerinde barındırmış önemli bir kültür m erkezidir.Geçmişten günümüze tarihin canlı tanıklarını bünyesinde toplayan müze,1972 yılında açıldı.Van Müzesi Dünya’nın en önemli Urartu Müzelerinden biri olarak kabul edilir.
Urartu Uygarlığının ciddi bir biçimde araştırılmasına 30-35 yıl gibi kısa bir süre önce başlaması yabancı ve yerli ziyaretcilerin Van ve çevresine olan ilgilerini yoğun bir biçimde arttırmıştır.Öyle ki bölgemiz özellikle yabancı yabancı ziyaretcilerin Urartularla ilgili meraklarını gidermek açısında vazgeçmedikleri bölge olarak önemini korumaya devam etmektedir.
Van turizm açısından zengin değerlere sahiptir. Bu yüzden son derece önemli olan bu yöremiz, Van’ın tarihini tanımak isteyenlere müzemizdeki Teşhir bölümlerinde sergilenmektedir.
Her yıl zenginleşen müzenin arkeolojik ve etnogranik olmak üzere iki seksiyonu vardır. Bahçesinin bir yanında koç-koyun şeklindeki Türk dönemlere ait mezar taşları, diğer yandan ise çivi yazılı Urartu Zafer Stellerinden oluşan yaş eserler sergilenmektedir.
Üste, etnografik eserlerin sergilendiği seksiyon ile şark köşesi yer almaktadır.
Arkeolojik eser salon alt kattadır.Burada erken tunçtan ve neotilik dönemden başlayarak çeşitli buluntular ile Urartu dönemine ait seramikler ,iğne ,bilezik ,kemer ,savaş aletleri at koşum takımları v.d madeni kapkacaklar ,figür inler ve çeşitli mezar buluntuları teşhir edilmektedir.
Yöre kilimlerinin zengin örnekleri ,gümüş takılar ,el yazması ,kitaplar ,savaş aletleri ,tespihler ve ağızlıkar teşhir edilmektedir.
Dünya’nın en büyük Urartu müzesi olma özelliği taşımasına rağmen teşhir salonlarının yetersizliği nedeniyle .bir çok eser ziyaretçilere sunulmaktadır.1972 yılında yapılan binasıyla faaliyetlerini sürdüren müze .yeni binalara ve salonlara ihtiyaç duymaktadır.Haftanın her günü ziyaretçilere hizmet vermekte;yörenin tarihi ile insanları buluşturmaktadır.
|
|
|
|
| VAN KALESİ |
Van şehir merkezine 5km uzaklıkta bulunmaktadır.Kale Göl’den 80m. Yükseklikteki kaya üzerine 1800 m. X 1200 m. Boyutlarında inşa edilmiştir.Urartu kalelerinin görkemlilerindendir.
Van’ın önemli dinlenme ve gezinti yerlerinden birisini teşkil eden kale Urartu’dan günümüze birçok tarihi kalıntıyı üzerinde barındırmaktadır.
Urartu kaleleri içinde en etkileyicilerin başında gelen Van Kalesi Arzaşkun’dan sonra Urartu krallığı’nın ikinci başkentidir.Kale M.Ö 9. Yüzyılda Lutipri’nin oğlu Sarduri tarafından kurulmuştur.Kalede ve özellikle sitadelin etrafında günümüze iyi korunarak gelen Urartu dönemine tarihlenen sur duvarları vardır.Kalenin kuzeybatı ucunda yer alan ve Sardurburcu olarak adlandırılan anıtsal yapının üzerinde I.Sarduri’ye ait Asur çivi yazısı ile yazılmış, bilinen en eski Urartu yazıtı vardır. Yapı uzunluğu 6 metreyi bulan kireç taşı bloklarla örtülmüştür.
Kalenin çok önemli diğer bir yapısı ise I.Argişti’ye ait olan kaya mezarıdır.Kaya mezarının hemen dışındaki kaya fasadı üzerinde Uratu’nun günümüze ulaşabilen ve Horhor”Yazıtları”olarak adlandırılan en uzun yazıtı yer alır.
Yerleşme yerinin kuzeydoğu ucunda üzerleri kavisli iki veya nişi vardır.Burası II.Sarduri’nin açık hava tapınağıdır ve halk arasında Analı-Kız olarak adlandırılır.
|
|
|
|
| ÇARPANAK ADASI ( KUŞ CENNETİ ) |
Kilisenin bulunduğu ada Van merkeze bağlı Dibekdüzü Köyü mevkindedir.
Çarpanak Kilisesi Van Bölge’sinde iyi korunarak günümüze ulaşılan kiliselere bir başka örnektir.Çarpanak Adası üzerinde yer alan kilise olasılıkla XI. Yüzyılda inşa edilmiştir.
Üzerindeki Ctouts Manastırı bir efsaneye göre ( Kutsal Haç, Saint Hripsime , Saint Gragorie, Saint Jean ) dörtlü koruyucu için yapılmıştır.Bu manastır hakında bir çok bilgi ve belge bulunmaktadır .1700 tarihindeki yazmada manastırın Aziz Gragoire adına IX.yy .’da yapıldığı söylenmektedir.Bir başka bilgiye göre ise, manastır Etienne usta tarafından 1462 yılında yeniden yapılmıştır.
Onbeşinci yüzyıl sonrası süren savaşlar sonrası Lim ( Adır Adası ) keşişi nerses öldükten sonra bu adadaki bütün keşişler Çarpanak adasına yerleşmişlerdir.
Manastırda bir kilise buna bitişik yapılan Jamatun, baş melek şapeli , kütüphane, misafirhane, keşiş odaları ve mezarlıklar bulunmaktadır.1918 yılında terk edilen manastırın halen kilisesi ayakta durmaktadır.
Çarpanak adası tarihi değerinin yanı sıra bir başka olayada sahne olmaktadır.Kuş göç yollarının Anadolu’daki son durağı Çarpanak adasıdır. Ada aynı zamanda martı üreme merkezidir.Cinsleri sadece Türkiye’de var olan kuş çeşitleri Çarpanak adasındadır.Nisan-Mayıs aylarında adadaki kuş çeşitliğini izlemek üzere tüm dünyadan meraklılar yöreye gelmektedir.
19. yüzyılda manastır, dolayısıyla da belli siyasi olayların merkez üssü olmuştur Akdamar kilisesi aksine Çarpanak adasındaki kilise çok sade olup dış duvar süslemeleri bulunmaktadır.
Serbest haç planına uygun yapılan kilisenin kubbesi iki ayak üzerine oturtulmuştur.Haçın kısa yan kollarının üstü beşik tonozla kapatılmıştır.İçeride sıva kullanılmamış ve freskli süslemede yoktur.
Çarpanak kilisesi kültürel etkilenmeye iyi bir örnek olarak gösterilmektedir.
|
|
|
|
| HOŞAP KALESİ |
Van-Hakkari karayolu üzerinde bulunan HOŞAP ( Güzelsu)’da yer almaktadır.Van’a60 km. uzaklıkta bulunan HOŞAP ,içinde geçen akarsudan ismini almaktadır.
Bir kartal yuvası gibi çok uzaklardan dikkati çeken bu görkemli yapıt, sarp ve dik bir kaya kütlesi üzerine kurulan kale, iç kale ile onun etrafında varolan dış kaleden oluşmuştur.
1643 yılında MAHMUDİLER’in BEYİ SARI SÜLEYMAN tarafından yaptırılmıştır.Kalenin giriş kapısı üzerinde, kalenin yapımına dair yazıt ile aslan kapartmalar, kalenin içinde hamam, medrese,çeşme, su, sarneci, zindan ve çok sayıda oda kalıntıları vardır.Ayrıca kalenin güney tarafında Vna Bölgesinin en eski Osmanlı köprüsü bulunur.
XIX.yüzyıl ortalarında terk edilmiş olan içersindeki yapılarıyla günümüze büyük ölçüde sağlam olarak gelmiştir.Bu nedenle bölgenin dikkat çeken sembol yapılarından birisidir.
|
|
|
|
| ŞAMRAN SUYU ( BİR URARTU KLASİĞİ ) |
Kaynağı Van’a 25 km. uzaklıkta Gürpınar ilçesinin 3km.kuzeyinde Yukarı Kaymaz Köyünde bulunmaktadır.
2805 yıl önce Urartu ’lu mühendisleri 2001 yılında geçerli olabilecek eğim hesaplarıyla ülke topraklarını sulayabilmişler.Böyle bir yapıt Dünya’nın hiçbir yöresinde yok.52 km’lik kanal sadece toprak zeminde yer almıyor.Bu kanal boyunca Urartu Mühendisleri 2805 yıl önceki imkanlarıyla 25km’lik bölümü kaya içine oluk açarak tamamlamıştır.
Kayalardan çıkan suyun önemi Urartu devrinde yapılmış olan Ünlü Şamran Kanalının beslediği kaynak olması nedeniyle ; Eskiden Kral Menua’nın kızı Tariria için yaptırdığı bağ bahçeleri yetiştirilen üzümler Dünya’ya nam salmış ve Sarduri Oğlu İşpiuni üzüm bağı meyve bahçesi elmalık’ ları halen dillerden düşmemektedir.
Günümüzde kullanılan kanal Van’ın bahçelerine hayat vermektedir.Suyun debisi oldukça yüksek olduğundan çıktığı yerden itibaren köpük köpük Ayrıca bugün Van’ın içme suyunu karşılamaktadır.Bu Urartu klasiğini şimdi yerinde görmek mümkün.
|
|
|
|
| TOPRAK KALE |
Van il merkezinin kuzey doğusunda Zimzim dağları silsilesine bağlı kayalık bir tepe üzerinde yer almaktadır.Kuzey-Güney doğrultusunda ki 400 m. Uzunluğunda,60-70 m . genişiliğinde ve 200m.Yüksekliğinde kayalıklara oturan kale,Van1a hakim konumdadır.
Kale Urartu kralı II.Rusa tarafından M.Ö.685 – 645 tarihleri arasında yaptırılmıştır.Burası Tuşba’dan sonra Urartu Krallığı’nın ikinci idare merkezi durumundadır.
Kalede yerli ve yabancı araştırmacılar tarafından kazılar yapılmış.Özellikle yabancıların yaptığı kazılarda elde edilen buluntular yurt dışına kaçırılmıştır.
Mimari olarak kayaya oyulmuş bir sarnıç,açık hava tapınağı ,kuzeydoğusunda Haldi tapınağı ve kerpiç duvar kalıntıları bulunmaktadır.Tapınak da yıkılmış olup,taşları etrafa dağılmış vaziyettedir.
Kale mimarisi yanında ,çoğu yurt dışı müzelerinde bulunan fildişi ve madeni küçük eserleri ile dikkat çekmektedir.
|
|
|
|
| ADIR ADASI VE KİLİSESİ |
Ada,Van merkeze bağlı Yaylıkaya köyü Döşeme mezrası sınırları içersinde yer almaktadır.Adanın güney tarafından kuruluş olan Lim Manastırı ; St.Georges Kilisesi’nin büyük bir kısmı yıkılmış olup,jamaton ve şapel mevcuttur.
Manastır 1305 yılında yapılmıştır.Daha sonra 1621 yılında Aziz Georges Kilisesi , 1766 yılında ise , jamaton ve şapel eklenmiştir.
Bu gün yıkılmış olan kilisenin eski çizimlerden haç planlı olduğu görülmektedir.Batı tarafında sağlam kulan jamaton kare planlı ve dokuz bölümdür.
Her bölümün üzeri kubbelerle örtülüdür.Bu kısım ve yıkılmış olan kilise bölümünde düzgün kesme taş malzeme kullanılmıştır.Batı cephesinde iki sıra mukarnas dizisiyle oluşturumuş sivri kemerli kapı , belirli bir hareketlilik sağlamaktadır.
|
|
|
|
| YANAL ( SORADİR ) KİLİSESİ |
Başkale’nin Yanal Köyünde bulunmaktadır.S.R Ejmiacin adına yapılan kilise ,7-9 Yüzyıllara tarihlenmektedir.
Merkezi kubbeli ,dörtlü yonca yaprağa planlıdır.Doğu ve batı kolları daha uzun tutulmuş kilisenin orta mekanı karşılıklı ikişer kemerin kesişmesiyle oluşturulmuş kaburgalı bir kubbeyle örülmüştür.Kubbe dışa,köşeleri pahlanmış kare biçiminde yüksekçe bir kasnakla yansıtılmıştır.Kilisenin kolları içten yarım daire planlı,doğudaki apsis yuvarlağı ile batıda ki kol daha uzun tutulmuştur.Batıda ki kolun ortasına sivri kemerli bir kapı açılmıştır.Kuzey ve Güneydeki kollar dışa beş kenarlı olarak yansıtılmıştır.Doğudaki kol,yanlardaki hücreleriyle daha geniş bir cephe oluşturulmaktadır.Hafif kırmızımtırak düzgün kesme taşlar yapıda kullanılmıştır.
|
|
|
|
| ALBAYRAK ST.BARTHOLOMEUS KİSESİ |
Başkale ilçesine bağlı Albayrak köyünde bulunmaktadır.Büyük Zap Vadisine bakan bir tepe üzerine kurulmuş olan kilise ve Jamaton aynı tarihte yapılmıştır.Mimari ve süsleme özeliklerine bakarak 13-14 yüzyıllara tarihlendirilmektedir.Yapı daha sonra 1647-1655,1760 ve 1877’de kapsamlı onarımlar geçirmiştir.Günümüze ulaşan şekil 17-19 yüzyıllardan kalmadır.
Doğu-Batı doğrultusunda uzanan dikdörtgen bir alana oturmaktadır.Doğudaki kilise ile Batıdaki jamaton bütün olarak ele alınmıştır.Batı cephenin ortasında anıtsal bir giriş yer almaktadır.
Üstten sivri kemerli bir bir alınlıkla vurgulanmış olan portal ,dikdörtgen çerçeve içerisinde ,köşelerden sütuncelerle sınırlandırılmış,sivri kemerli bir girinti teşkil etmektedir.Bunun ortasında basık kemerli kapı açıklığı bulunmaktadır.
Asıl portal girintisinin alınlık kısmında iki süvarinin mücadelesi kabartma olarak veriliştir.Üstteki alınlıkta ise ,tanrı ve melekler tasvir edilmiştir.Tanrı , altı meleğin taşıdığı bir tahtta oturur vaziyette verilmiştir.Ayrıca tanrının omuzlarında güvercinler,ayaklarının altında aslan figürleri bulunmaktadır.
Kare planlı Jamaton,yanarından karşılıkla atılmış dört kemer oturan çapraz tonozla örtülmüştür.Kemerler dışındaki örtü günümüzde yıkılmış durumdadır. Buradan bir kapı vasıtasıyla geçilen kilise ,merkezi kubbeli ve haç planlıdır.Doğuda ki absis beş kemerli olup,yanlarında papaz hücreleri yer almaktadır.Merkezi kubbe ve haç kollarının örtüleri yıkılmış olup,dıştan yüksek bir kasnak ve konik bir külahla vurgulandığı eski resimlerden anlaşılmaktadır.
Yapının tamamında düzgün kesme taş malzeme kullanılmıştır.Kiliseyle Jamaton kısmının bütün olarak ele alınması yanında ,batı cephede ki portolda yer alan figürlü plastik yapının önemli yanlarını oluşturmaktadır.
|
|
|
|
| YAVUZLAR KÖYÜ DOĞAL OLUŞUMLARI ( PERİ BACALARI ) |
Başkale’nin Yavuzlar köyü civarında peri bacalarını andıran doğal oluşumlar bulunmaktadır.Kayalıkların oluşturduğu bu ilginç oluşumları ,boydan boya birkaç km’lik bir dağ silsilerinin eteklerinde devam etmektedir.Bazıları tek tek,bazıları da gruplar halinde yükselen kayaların başlarında başlık şeklinde ,oval ve yuvarlak kütlelerin yer alması bunları ilginç kılmaktadır.
|
|
|
|
| SAİN THOMAS MANASTIR KİLİSESİ |
Havarilerden Aziz Thomas’a ait kutsal eşyaların saklanması amacıyla yalpan manastır hakkında 13.y.y’a ait bilgiler bulunmaktadır.1671 yılındaki onarımdan sonra batı kısmına Jamatun ilave edilen kilise 18.y.y sonlarında yağmalanmıştır.Altın saç köyün 5km,kuzey batısında Van Gölü’ne bakan bir vadinin yamacında kurulmuştur.Manastır günümüzde sağlam olarak ulaşabilmiştir.
|
|
|
|
| VAN’DA Kİ DİĞER KİLİSELER |
Van ve ilçelerinde bunlardan başka günümüze ulaşan bir çok kilise ve manastır yapısı mevcuttur.Eski Van’da Çifte Kilise;Erciş’te Salman ağa Kilisesi ; Muradiye’de St.Etienne Kilisesi,St Thomas Manastırı ve Deveboynu Manastırı ; Bahçesaray Aparank Manastırı ,Dire Gele ( St.Georges Kilisesi ) , St.Jacgues Kilisesi ve Andzghousts Kilisesi ; Çatak Elmalı Kilisesi ile Ziv,Hişet,Hiris ve Aşahı Hiris ve Aşağı Hiris kiliseleri ;Gürpınar St.Merinos Kilisesi bunların başlıcalarıdır.
|
|
|
|
| VAN’DA KÜMBETLER |
- Gevaş Halime Hatun Kümbeti
- Erciş Anonim ( Zortul ) Kümbeti
- Erciş Kadam Paşa Hatun Kümbeti
- Hüsrev Paşa Kümbeti
- Hoşap Hasan Bey Kümbeti
- Hoşap Süleyman Kümbeti
- Çaldıran Kübik Köyü Kümbetleri
- Pizan ( Ören Kale ) Türbeleri
- Eski Van İkiz Kümbetleri
- Abdurrahman Baba Kümbeti
- Galip Paşa Kümbeti
|
|
|
|
| VAN’DA MEDRESELER |
- Hüsrev Paşa Medresesi
- Hoşap Hasan Bey Medresesi
- Hoşap Evliya Bey Medresesi
- Pizan Hüsrev Bey Medresesi
- Bahçesaray Mir Hasan Veli Medresesi
- Gevaş İzzedin Şir Medresesi
|
|
|
|
| VAN’DA CAMİLER |
- Van Ulu Camii
- Kızıl Camii
- Gevaş İzzedin Sir Camii
- Süleyman Han Camii
- Hüsrev Paşa Camii
- Kaya Çelebi Camii
- Hamur Kesen Camii
- Horhor Camii
- Abbas Ağa Camii
|
|